EBEDİ AŞK AŞK-I BAKİ

Rojda tarafından yazıldı..

BİTMEYECEK OLAN
Gözüm, giden aşkların ardından yazılan şiirlere takılıyor, çok zaman hüzün makam...ında aşk şarkıları çınlıyor dört bir tarafta. Kimi zaman aşk yüceltilip ta göklere çıkarılıyorken, hayatta eşi bulunmaz tek şey olarak ifade edilirken, çoğu zaman da sahteliğinden ve acımasızlığından, acıttığından dem vuruluyor. Dünya şahit ki, aşklar bitiyor. Tarih şahit ki, en büyük aşıklar dahi ölüyor..Aşkı dillere derstan olmuş bir kaç nev-i beşer var ise de onların aşkının sonu da hüsran oluyor..
Aşk gözde çok büyütülüyor, her şeyi gözden silebiliyor, çok büyük beklentiler yükleniyor aşka. Sonsuz güven dileniyor, sonsuz sadakat, sonsuz sevgi ve ilgi..Bu aslında bir nevi, sonsuz ben merkezciliğe götürüyor kişileri..


Hayatta tutunacak tek dal olarak "aşk"ı bulmuş olanlar, onu kaybettiklerinde dünyayı da "tutunamayacakları" bir yer olarak "zindan" olarak görebiliyorlar..

Oysa aşk denilen şey iki beşer arasında karşılıklı ya da bir beşerin bir diğerine tek taraflı hissettiği bir his yoğunluğu olduğunda ne kadar da kırılgan, ne kadar da bozulmaya-yok olmaya yatkın bir şeydir. İnsan, hata işlemeye meyilli bir yaratılışa sahiptir, insan unutabilir, insan kırabilir, insan kırılabilir. Aşk dediğimiz bu duygular bütünü nasıl demir-çelik gibi sağlam olsun ya da nasıl sonsuza dek aynı hisleri yaşatsın?..

Tüm bunlar bir tarafa, yok olanı görmek, yok olmayacak olana yönlendirmeli insanı. Kırılgan, değişken olan beşeri hislerden ziyade, yok olmayacak, ebedi kalacak sevgiye..

Hep ismini zikrettiğimiz aşk'a, aşk-ı Baki'ye..

aşk-ı beka dahi yetmez çünkü, beka dahi el-Baki olan Yaratıcımıza aittir..
Milyonlarca yıldır milyarlarca insanı ağırlayan şu yeryüzünün ve kocaman kainatın, hepimizin ve her şeyin sahibine, hakimine, mabuduna..
Gerisi bir görünüp bir kaybolan köpükler ya da ışıltılardan başka nedir ki...?

ALINTI