Anadolu’dan 5 Balıkçı Köyü

Çarşaf gibi bir denizin üzerinde usul usul salınan sandallar, her sabah yeni umutlarla atılan ağlar ve küçük bir iskelede buluşan daracık taş sokaklar… İşte yaz keyfi için birbirinden güzel balıkçı köyleri.

Babakale, Anadolu’nun zeytin ağaçlarıyla kaplı batı ucunda küçük bir balıkçı köyü. Renk renk teknelerin sıralandığı küçük bir limanın yamacına kurulan köy, zamanın uzun yıllardır değiştiremediği eski zaman fotoğrafları anımsatıyor. En yenisi yüz yıllık beyaz badanalı taş evleri, tarihi kalesi ve camisi, asırlık çınarların gölgesine sığınmış taş kahvesi ve denize açılan sokaklarıyla Babakale, insanı ilk anlarda bile sarmalamayı başarıyor. Osmanlı’nın Kuzey Ege’de inşa ettirdiği son kaleye ev sahipliği yapan köyde, her şeyin anlatacak bir öyküsü var gibi. Assos, Altınoluk ve Adatepe gibi önemli turizm merkezlerinin hemen yanı başındaki köy, sakinliğiyle tanınıyor. Kapı ve pervazları rengârenk boyanmış tek katlı kâgir evlerinin arasında kıvrılan daracık sokaklarda yürürken güler yüzlü köy halkı, hoş geldiniz sözünü esirgemiyor sizden. Keyifli bir yürüyüşün sonunda, çınar altı kahvesinde çay molası vermek iyi fikir. Denize açılan motor sesleri, kısa dalga radyolardan yayılan Anadolu türkülerine karıştığında burada olmak size ayrı bir huzur verecek.


Kalamar Tava
Karadeniz’den Ege’ye akın eden balık sürülerinin göç yolu üzerinde bulunan Babakale’nin serin ve akıntılı sularında yakalanan balıkların lezzeti bambaşka. Yöreye özgü bir denizci menüsünün en gözde parçası ise yumuşacık kalamar tava.

Sığacık
Sakin şehir Seferihisar’ın tarihi iskelesi Sığacık, tam da balıkçılarının söylediği gibi: Buraların havası da balığı da hiç bir yere benzemez. İzmir’e yaklaşık bir saat uzaklıktaki bu küçük balıkçı köyü, her şeyi geride bırakıp denizin ve martıların sesini dinlemek için ideal. Tatlı bir yaz gününde balıkçı kayıkları, asırlık zeytin ağaçları ve meraklı kedileriyle konuklarını karşılayan Sığacık’ta taş döşeli sokak araları hemen her zaman dingin. Piri Reis’in antik limanı içinde küçük bir sığlık olarak tanımladığı yöre, sakinlerine asırlar boyu bereket dağıtmış. Balıkların hem yumurta bıraktığı hem de açık denize çıkmadan önce serpildiği bir yaşam alanı olmuş. Bugün Sığacık Limanı hâlâ üst üste dizilmiş balık kasaları, turuncu, kırmızı, siyah kümeler halinde yığılmış ağları, irili ufaklı tekneleriyle rengârenk bir panayır gibi. Siz iyisi mi güneş batarken koyu gölgelere sarılan limandaki bir lokantada balığınızı sipariş edin. Sığacıklı balıkçıların sözlerine hak vereceksiniz.

Teos Antik Kenti
Sığacık, tarihte bağlarıyla ünlü Teos Antik Kenti’nin temelleri üzerine kurulu. M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilen kent surlarının bir bölümü hâlâ ayakta. Dünyanın en büyük tapınaklarından biri sayılan Dionysos Tapınağı da burada bulunuyor.

Selimiye
Bozburun Yarımadası’nın gizli hazinesi Selimiye, Ege ile Akdeniz’i buluşturan konumu ve el değmemiş doğasıyla görülmeye değer bir yer. Şelaleleriyle ünlü Turgut Köyü’nden sonra çam ağaçları arasında kıvrılan yol, iki kilometre kadar ileride ikiye ayrılıyor. Sol taraftan Bayırköy’e, sağdan ise Selimiye’ye ulaşılıyor. Eski adı Losta olan Selimiye, sırtını yeşil bir yamaca dayamış küçük bir balıkçı köyü. 1990’lı yıllara kadar ulaşımı sadece denizden sağlayan köy, asfalt yolun yapılmasıyla turizme açılmış. Bugün köyde ve çevresinde çok sayıda otel ve pansiyon bulunuyor. Bozburun Yarımadası’nın en gözde balık lokantaları da burada sıralanıyor. Çakıl taşlı küçük kumsallardan oluşan kıyı şeridinin hemen her yerinden denize girmek mümkün. Selimiye açıklarındaki adaların en ünlüsü Kameriye, mozaik zeminli yapılarıyla tanınıyor. Kıyıdan sadece birkaç yüz metre uzaklıktaki adacığın üzerinde bir de Bizans manastırı kalıntısı var. Kıyıdan adaya doğru düzgün bir şerit halinde uzanan taşlar, antik bir limanın var olabileceğini akla getiriyor.

Selimiye Pazarı
Çarşamba günleri Selimiye’de kurulan köy pazarında Ege’ye özgü bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz. Pazarda el örgüsü sepetlerden bitki sabunlarına, keçiboynuzundan şifalı otlara kadar zengin çeşitlilik göze çarpıyor.

Kaleköy
Kekova Adası’nın tam karşısında uzanan Kaleköy, yüzyılların izini taşıyan kalesi, antik kral mezarları, akvaryum kadar parlak denizi ve sakin atmosferiyle Akdeniz’in açılmamış midyesi gibi. Kaleköy, antik Simena kenti üzerine kurulmuş. Aperlai Birliği’nin dördüncü üyesi Simena’nın tarihi, köyde bulunan yazıtlara göre M.Ö. 4. yüzyıla dek uzanıyor. Geçmişi bugüne neredeyse olduğu gibi taşıyan bu antik kent, yüzyıllar öncesinin izlerini hem karada hem de su altında barındırıyor. Köyün zirvesindeki tarihi kale, antik temeller üzerine Rodos Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş. Dik basamaklı dar bir merdiven ile çıkılan kalenin Osmanlı döneminde onarılan suları, Likya kentlerinin en küçük amfi tiyatrosunu hâlâ koruyor. Türkiye’nin batısında kara ulaşımı bulunmayan tek yer olan Kaleköy’e Üçağız ve Demre’nin Çayağzı Limanı’ndan kalkan teknelerle ya da deniz kanosuyla ulaşılabiliyor. Birkaç pansiyon ve lokanta ile bir köy bakkalının bulunduğu Simena’da tarihi ve bugünü yaşayabilirsiniz.

David Bowie’nin Seçimi
Elektriğin 1985 yılında geldiği Kaleköy’ün güzelliklerini önce İngiliz turistler keşfetmiş. Köyün münzevi ruh halinin cazibesine kapılan sanatçılardan biri de dünyaca ünlü müzisyen David Bowie. Sanatçı, köydeki küçük bir pansiyonda inzivaya çekilmiş.

Taşucu
Silifke’nin sekiz kilometre güneyindeki geniş bir doğal limanın içine kurulan Taşucu, yüzünü Akdeniz’e dönmüş küçük bir balıkçı kasabası. Tarih boyunca Silifke’nin iskelesi olarak anılan Taşucu, günümüzde Türkiye’nin Kıbrıs’a açılan en önemli kapısı. Gün boyu sessizliğini koruyan Taşucu Limanı, feribot ve deniz otobüslerinin giriş - çıkış yaptığı anlarda hareketleniyor. Balık lokantaları, kafeteryalar, pansiyonlar ve küçük dükkânların çevrelediği İskele Meydanı’nda, Türkiye’nin ilk ve tek amfora müzesi hizmet veriyor. Restore edilmiş 200 yıllık kâgir bir balık deposunda hizmet veren müzede, Akdeniz’in derinliklerinden çıkarılmış M.Ö. 8 ile 18. yüzyıl arasına tarihlenen 200’e yakın amfora ile en eskisi 5 bin yıllık dört yüzden fazla eser sergileniyor. Son yıllarda bir turizm merkezi olma yolunda ciddi adımlar atan yörede otel seçeneklerinin yanı sıra, Akdeniz’in en taze balık ve deniz ürünlerini sunan keyifli balık lokantaları da bulunuyor. Gelmişken günübirlik Kıbrıs gezisi yapmak da cabası.

Saz Horozu
Taşucu yakınlarındaki Göksu Deltası, Uluslararası Ramsar Sözleşmesi’ne göre Anadolu’nun koruma öncelikli beş doğal sulak alanından biri. 300’den fazla kuş çeşidinin görülebildiği deltadaki nadir bulunan 36 türden biri de saz horozu.

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses