Biraz Gülelim

Göz Doktoru:
- Su tablodaki harfleri okur musunuz?..
Hasta:
- Siz bana okur musunuz?.. Benim gözlerim bozuk da.

__________________________________________________________________________________
Hasta, doktora derdini anlattı :
- Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım hiç çalışmak istemiyor.
- Şikayetiniz bunlar mı?
- Evet.
- Bunun adı, tembellik.
- Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince
bir adı yok mu?

___________________________________________________________________________________
Çok akıllı geçinirdi.Kapısında "ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret
alınır" yazılı doktora girdi.Gülerek :
-Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi.
Doktor da güldü :
-Tabii, hatırlamaz olur muyum?
Eeee? Muayene etmeyecek misiniz? İlaç vermeyecek misiniz?
Hayır gerekmez...Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin...

___________________________________________________________________________________
Sarışın kucağında bir bebek ile eczaneye girip,
"Bebeği tartmak istiyorum" deyince eczacı :
"Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına
alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir
daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz" demiş .
Kadın "Hay aksi şeytan" deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı:
"Ne oldu efendim?" diye sormuş, sarışın:
- Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip de anneyi
getireyim bari...

___________________________________________________________________________________
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole
götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...

___________________________________________________________________________________
Doktor hastasına o güne değin yapılan tahlillerin sonuçlarını
açıklamaktadır;
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var... Önce kötü haberi vereyim.
Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmiş.
Adam yıkılır ve doktora dönüp :
"Hayır olamaz. Buna inanamıyorum. Fakat, fakat bundan daha kötü bir
haber olamaz ki?
Doktorun yanıtı kısa olur :
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum .

___________________________________________________________________________________
Doktor beni morga mı götürüyorsunuz ?..
- Evet.
- Ama ben daha ölmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten...
___________________________________________________________________________________
Üç yaşlı adam doktorda hafıza testindedirler. Doktor ilk yaşlı adama sorar:
-Üç kere üç kaç eder?
-274..? yanıtını alınca doktor üzgün bir şekilde
ikinci yaşlı adama döner:
-Şimdi sizin sıranız. Üç kere üç kaç eder?
-Salı..?
Doktor artık iyice ümitsiz şekilde üçüncü yaşlı adama döner:
-Evet, şimdi de sizin sıranız üç kere üç kaç eder?
-Dokuz..?
cevabını sevinçle karşılayan doktor
-Bu harika, nasıl buldunuz? der. Üçüncü yaşlı adam sakince:
-Oh, çok kolaydı. Sadece 274 ten salıyı çıkardım.?

_________________________________________________________________________________
Eski deyimle basur (yeni ve bilimsel söylenişiyle hemoroit) çekenler
bilir, çok ıstırap veren bir hastalıktır. Adamcağız da hemoroitten
öyle çekmiş ki...Derken biri Kahve telvesi sür deyince, bir yerlerden
kahve bulmuş.Bol bol koyup pişirmiş.Sonra da avuçladığı gibi
sürmüş.Sürmüş ama...Ağlaya sızlaya doktora koşmuş. Soyunmuş,
eğilmiş.Doktor da eğilmiş, bakarken...Hasta sormuş :
-Ne var doktorcuğum? Ne gördün?
-Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor.Birde uzun boylu birinden
toplu para alacaksınız.Haaa Bir de mektup var.

__________________________________________________________________________________
Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde
kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası :
-İyi ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor
olduğundan emin misin?
Kadın :
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...

___________________________________________________________________________________
Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter
ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın
ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der:
1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu
gitmesini sağlayın
2- Öğleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle
yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan
kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince
eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
4- Onun gönlünü hoş edin
- "Eğer bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden
hiçbir problemi olmayacak" der doktor.
Eve geldiklerinde adam karısına sorar,
- "Ne dedi doktor sana?"
- "... ölecekmişsin.

___________________________________________________________________________________
Temel doktora gitmiş.
- Hastayım doktor, çok hastayım, vücudumun her yeri ağrıyor, nereme
dokunsam sızım sızım sızlıyor,dökülüyor.
Doktor:
- Nasıl hastalık o, tüm vücudunu saran, ağrıtan?
Temel parmağının ucuyla kafasına dokunmuş.
- Ay ay ay...
Sonra göğsüne parmağını basmış ve yine acıyla bağırmış. Sonra beline,
yine acıdan allak bullak olmuş, sonra bacaklarına... Temel parmağını
neresine dokundursa ağrıyla irkiliyormuş... Doktor daha fazla
dayanamamış.
- Ver bakayım şu elini, demiş; Bak oğlum senin parmağın kırık..

___________________________________________________________________________________
Çok şişman bir adam, çok şöhretli bir doktora gidiyor, konu zayıflama.
Doktor, bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine.
İlk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam.
Bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir
bunla sabah uyandığında, kan ter içinde.
Her gece aynı şey, bir haftanın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.
Günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve tabi, nasıl kilo
verdiği soruluyor. Arkadaşı anlatıyor, doğru doktorun yanına, aynı
tedavi.
İlk gece,adam rüyasında bir sarayda. Peşinde izbandut gibi bir sürü
adam..tüm gecesi onlardan kaçmakla geçiyor...kan ter içinde...
Üçüncü gün sonunda adam dayanamıyor ve telefon ediyor doktora. Neden
arkadaşı ile kendi rüyalarının farklı olduğunu öğrenmek istiyor.
Doktor biraz düşündükten sonra soruyor:
"Siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?"

___________________________________________________________________________________
Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine;
"Tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "İlki, hiç bir şeyden
iğrenmeyeceksiniz!"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
kadavranın makatına sokmuş, şöyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını
hop diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını
yapmalarını istemiş.
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar.
Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; "İkinci önemli şey ise çok
dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş, "Mesela ben demin hastanın
makatına işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"..
.
___________________________________________________________________________________
Bir kalp doktoru ölmüş
Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp,kalbin ortasına
tabutunu yerleştirmişler...Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış,ona son
vazifelerini yapmışlar,tabut kapanmış,güllerden kalp şeklinde bir
çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler...
Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama
sormuşlar,gülme nedenini...Sormayın demiş...Ben jinekologum kendi
cenaze törenimi düşünüyorum da....!

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses